4 Şubat 2012 Cumartesi

Tajuu Kage Bunshin no Jutsu




Blog a bir baktım ki uzun zamandır yazmıyormuşum hemen iki satır bir şeyler yazalım dimi? Madem yeni yıla gireli iki ay oldu. Bir önceki turda da yaptığım gibi şu hazırlık aşamalarına geçelim. Hatta şu zamana kadar yaptıklarımdan da bahsedeyim. Bu arada kitabı yazıyordum. Nasıl bir gaza gelmişsem artık, dur len şuraya da bir yazı paylaşayım dedim. Evet, Türkiye ye döneli hemen hemen bir sene oldu. Neler oldu bitti? Neler yaptım?
Başlık Japon bir animden alıntı (Naruto). Bunu söylüyor yüz tane kopyası çıkıyor

Sık sık arkadaşlardan azar işitiyorum. Ulan medya da oraya buraya çıkıyorsun hiç facebook ve tweeter da yayınlamıyorsun. Veya müzeye bisiklet veriyorsun medyayı çağırmıyorsun! İnanın ben kendimde seyretmiyorum sizlerden duyuyorum. Ee bende böyle biriyim, ne yapalım. Siz takip edenler neler başardığımı veya başarabileceğimi biliyorsunuz.


Geçen tur öncesinde de kısa kısa tur hazırlıklarından bahsetmiştim. Bu sefer hazırlıklar biraz daha renkli geçiyor. Neden mi? Çünkü sunumlarla birlikte gidiyor koşuşturma.

Peki sunumlar nasıl gidiyor dediniz. Gelip dinleyenler nasıl geçtiğini biliyor işte. Onlar anlatsın. Benim açımdan keyifli. Bir yaşam koçu veya kişisel gelişim uzmanı değilim. Afişlerde de yazıyor GÜRKAN GENÇ’İN YOL HİKAYELERİ. Yol hikayelerinden başka ne anlatabilirim?

Birçok öğrenci okul içinde o afişlere baktığında eminim “yemişim herifin yol hikayelerini” diyordur. “Çokta fifi herif dünyanın öbür ucuna gitmiş. Bana ne”. Hakikaten böyle düşünen öğrenci sayısı çok. Neden mi? Bazı sunumlarıma iki öğrenci geldiği bile oldu. Koca salonda iki öğrenci ama muhabbet iyiydi. Baba o ülkedeki kızlar nasıl? Gece hatun çıkartıyor muydun? Ee üç erkek olunca muhabbette böyle oluyor. Dur hele üç bira alıp geliyorum falan.

Zaman içinde bu durum değişti. Salonlar dolmaya başladı. Sunumu dinleyen öğrenci, veli, öğretim görevlisi veya yetkili bu sunumu herkes dinlemeli diyip eşine, dostuna, arkadaşına söyledi ve Türkiye'nin dört bir yanından sunum için çağrılmaya başlandım. Neden böyle oldu? Bana sormayın. Sunumlara gitmemin asıl sebebi MEB bağlı okullarda gençlerle bir araya gelebilmekti. Sebebi de bu yolculuk bana ağacın yaşken eğildiğini birebir gösterdi. Sonrasında üç beş üniversite derken araya kurumlar girdi ve bir de bakmışım kendimi liderlik programlarında buldum. Koca koca adamlara yol hikâyelerimi anlatıyorum. Halbuki sadece yol hikayeleriydi anlattıklarım.

Sunumlardan birinde üniversite öğrencisi "Gürkan Bey bu sefer çok sponsorunuz var ilk turdaki gibi keyif alacağınıza inanıyor musununuz?" sorusunu yöneltti. Ee arkadaş haklı. Blog u okumadan yol hikâyemi dinleyince afallayıp kaldı. Bilmiyor ki bu adam 12 günde çöl geçti, elalemin boklu sidikli sularını içti, -35 derece uyudu, -20 de pedalladı, tutuklandı ve daha birçok olay geçti başından fakat bunlara rağmen bir şehrin en yüksek binasında elinde Bordeux şarabını içip kadınlarla dans edip geceyi de otel odasında birlikte geçirmesini de bildi. Yeni turun zorluğu ve taşıdığı büyük risk, bir önceki turu herkese unutturacak o kadarını söyleyeyim Bu olayın destek ile alakası yok. Bisikletimle gitmek istediğim yerler var ve gideceğim o kadar!

Bir başka öğrenci Gürkan Bey doğadan az bahsettiniz dedi. O günde eski okulumda sunum veriyordum. Ortaokuldayken karşıdaki boş araziye 730 adet çam ağacı dikmiştik aradan geçmiş 22 sene o alanda toplam 10 ağaç vardı. Arkadaşım dedim ben bir şeyi fark ettim. İnsan ormanı yetiştirmek şu zamanda en iyisi. Son bir saattir bisikletin bir ulaşım aracı olduğunu fark ettin dimi? Bak adam dünyanın öbür ucuna gitmiş. Bugün hava -15 derece ben okulunuza bisikletle sunuma geldim paylaşımımı yapıyorum. Kaç kişi okula bisikletle geldi. Yazın okula gidip gelirken bisiklet kullanmaya başlayın. Farkındalık yarattığımı düşünüyorum bu konuda. Haklısısınız diyip teşekkür etti.

Anaokulu öğrencilerinden 5 yaşında bir kız çocuğu şu soruyu sordu. “çok güzel gezmişiniz. Peki bu harcadığınız para ile orman oluşturamaz mıydınız?” Hadi cevapla haha. Bir ağaç 25 sene gibi bir sürede büyüyüp atmosfere yararlı bir canlı haline geliyor. Ama sen birkaç sene sonra okuluna bisikletle gidip gelmeye başlarsan. Atmosfere faydan o ağaçtan çok daha hızlı olacak” tamam anneme söyleyeceğim dedi. Hahaha. Arkadaşım Melek'in kızı Yaprak'da o gün o sunumdaydı. Kendiside 6 yaşında. Bugün kendisine sorsam o gün o sunumda neler anlattım diye kelimesi kelimesine size anlattıklarımın hepsini söyler.

Lise son sınıf öğrencisi bir genç kız “yapma gitme etme demişler siz kimseyi dinlemeyip yapmışınız. Bu olayı da gelip bizlere anlatıyorsunuz. Bizim gibi gençlere sizce iyi bir örnek misiniz? Bizde yapma dediklerinde sizin gibi mi davranalım” diye sordu. Hangi fakülteyi kazanmak istiyorsun? Tıp fakültesi? Hangi bölüm? Dişçilik. O zaman bende sana o bölümü okuma ve kazanma diyeceğim dedikten sonra yan tarafta bulunan arkadaşı cümlenin geri kalanını tamamladı “Buda sana kapak olsun” . Hey, neyi yapabileceğinizi sizden daha iyi hiç kimse Bİ-LE-MEZ!

Bir sunumda Gobi çölünü bisikletle geçtim dedim 70 yaş üstü bir Amca “Yalanını s*keyim “ dedi haha. Helal olsun. Bunca zamandır ilk defa biri gittiğim bu yolu gerçekten pedallayıp pedallamadığı mı sorguladı. Sunumun sonunda “ Bu yaşıma geldim ilk defa birini kıskanıyorum” sözünü söyleyerek beni onurlandırdı.

Bir başka sunumda bir bir kız öğrenci gelip “ Gürkan abi dünyayı motorsikletimle gezmenin hayallerini kuruyordum. Sizi dinledim. Söz veriyorum önümüzdeki yıllarda sizde benim maceralarımı okuyacaksınız dünyayı gezebileceğime artık inanıyorum” : )

Görme engelli çocuk yanıma gelip “ göremediğim videolarınızı, fotoğraflarınızı gittiğiniz yerleri ve tecrübelerinizi bizim gibi görme engellilerle paylaştığınız için teşekkürler” o konuşurken gözlerim dolmuştu . Sadece sarıldım.

Birde şöyle olaylar var. Okullarında beni dinledikten sonra gezilere çıkan, avrupayı gezen, bisiklete binmeye başlayan, işine bisikletle giden, Türkiye'nin bir ucundan kalkıp bisikleti ile beni görmeye gelen ve daha niceleri. bir dolu güzel mesaj...


Daha öncede dedim .Ben bu tarz seyahatleri yapan ne ilk kişiyim nede son kişi olacağım! Fark yarata biliyorsam, bir şeyler başarabildiğimi görebiliyorsam, benden sonraki hayata iz bırakabileceğime inanıyorsam tabi ki kendimle gurur duyacağım. Yanlış anlaşılmasın.

Projenin adı doğa için pedallaydı. Projeyi bitirdim ve şuanda Hedefine nasıl ulaştığını da sizlerle paylaşıyorum. Bu tarz seyahatleri yapan kişiler öncelikle seyahatleri kendileri için yaparlar sonrasında isterlerse projelerini paylaşır ve halkına milletine faydalı biri olmaya çalışırlar. Bendeniz çevreci biriyim fakat DOĞA DOĞA diye bağıran biri değilim. Kendimce farkındalık yaratmaya çalışırım. Bakın, bisiklet nelerin fark etmemi sağladı derim. Çin’de, Japonya da, kore de insanlar nasıl bisiklete biniyor, 1400 kilometrelik bisiklet yolundan bahseder, okyanusun altında bisiklet yolu vardı derim. Rüzgâr değirmenleri ile ülke elektriğinin %33 ünü karşılıyorlar derim veya ülkelerde Türküm dediğinde sana ne diyorlar onu söylerim.

Sunumların sonunda ATA dan bahsederim. Dünyanın öbür ucuna da gitsen köyde ki adam sana Atatürk ile ilgili neler anlatıyor bunları paylaşırım.

Bir önceki tur heyecanlıydı blog sayfasını PDF dosyası yapıp yolcuklarda yanına alanlar bile vardı. Hatta hemen bitmesin diye okumayanları da bilirim. Arkadaşlar bir sonraki turunda bir öncekinden hiç farkı olmayacak hatta belki sizleri biraz daha telaşlandıracağım. Fakat neyse ki bu sefer beni internet üzerinden yeni sayfada an ve an takip edebileceksiniz. Nerde lan bu herif dediğiniz bir bakacaksınız sahra çölünde bir bakacaksınız Everest de : ).

Çok merak edilen konular var tabi bu herif bu vizeleri falan nasıl hallediyor. Yetkililere güzel bir proje verdiğinizde ve başarılarınızı da dikkate aldığında destekliyorlar. Bir önceki turumda da aynı desteği almıştım bu konuda. Bu turu yapabileceğinize inan projenin bir parçası olmak istiyor. Yapmak istediklerim için bu sefer benimde bir takım çalışmasına ihtiyacım var. Ankara da bu takımı oluşturdum artık bu takımda bu hayalin bir ortağı. Önümüzdeki aylarda kendilerini tanıtacağım.

Herkesin merak ettiği en önemli konuda bu işin finansı. 7 sene boyunca kim destekleyecek? "Gürkan sponsor desteği ile gidiyor, bana da destek olsalar bende giderim." diyenlerde var. 6 sene yolculuk yapan Nathan ı anlatmıştım. Hiç destek almadan geziyordu. Fakat hiç paylaşımı da yoktu! Seçim senin. Yolculuğu nasıl yapmak istiyorsan sana kalmış. Ayrıca bu destek olayı düşünüldüğü kadar kolay bulunulmuyor demiştim. Nelere dikkat edilmesi gerektiğini dile getirip sizlerinde bu tarz projelerde destek bulmanız için paylaşıma gitmiştim. Belkide bir çok kişi bu kadar olumsuz dönüşten sonra yola bile çıkmaz. Bu konuda edindiğim tecrübeleri elimden geldiğince paylaştım. Türkiye-Japonya turunda çok uğraşmış bulabildiğim destek Güngörler bisikletten; bisikleti satın alırken indirim yapılması, Bisikletliler Derneğinden; geçici uydu telefonu desteği ve Atılım Üniversitesi'nden; tur maliyetinin %45 kadar destek. Bir senelik koca turda bulabildiğim destek bu kadardı. ( Üşenip Blog sayfasını okumayanlar için bu detayı verdim) Aşağıda seyredeceğiniz kısa film 25 dk ve ingilizce alt yazı ile Amerika da ki bisiklet festivaline, Rotary film festivaline ve Dağ film festivaline gönderildi. Sanırım kendileri için ufak benim içinse bu büyük desteklerinin ne kadar önemli olduklarını artık daha iyi biliyorlardır. Şimdi bu yeni turda çok daha farklı bir proje gerçekleştirmeye çalışıyorum. Umarım başarılı olurum ve bir çok gence de örnek olur bu girişimim.

Sayfanın adının değişmesi konusunda gelen bir kaç soru vardı. Onuda cevaplayayım hemen. Doğa için Pedalla Projesi benden önce yapılan bir projeymiş. Burdur gölü çevresinde yapılan bu proje BM 'den de destek almış bir proje. Ben projenin varlığından alan adını almaya çalışırken Güney Kore de haberdar oldum. Kendileri benimde ismi kullanabileceğimi söylediler. Eh amaç bir olunca buda gayet normal. Kendilerine teşekkür ederim. Yeni web sayfasında proje başlığı olarak gene geçiyor. Fakat alan adını alamadığımdan değiştirdim. Blog sayfasına yol boyunca üye olan arkadaşlara siteye koyduğum yeni yazılar üye olmalarına rağmen "yeni yazı eklendi" olarak gitmeyecektir . Bu blog sayfasına tekrar üye olmaları gerekmektedir.

Ha bu arada kitap çıkmadı. Evet, çıkmadı olmadı yani istediğim tarihte bitmedi. Düşündüğüm kadar kolay değilmiş. Fakat yola çıkmadan bitecek : ) . Bu arada İngilizce alt yazılı 15 dk ve 25 dk lık iki kısa film hazırladım festivallere de yolluyorum yakın bir gelecekte sizlerle de paylaşırım bu videoları.


Sevgiler saygılar.

DEMİR ATLI ADAM




15 yorum:

  1. Sevgili Gürkan,
    Yüreğine sağlık dostum, tadına doyamadığımız bir sunum ve hikaye ile bizleri hayal dünyalarına götürdün. Pek çoğumuz için sadece hayal olarak kalabilecek olayları yaşadın yaşattın bizlere. Dediğin gibi acaba ağaç ormanı mı yetiştirmek önemli yoksa insan ormanı mı yetiştirmek daha önemli ...
    Yeni yolculuğunda, yeni ufuklarda, yeni yollarda kazasız belasız iyi yolculuklar diler, başarılarının devamını umarım...
    Sevgiyle ve umutla Pedallayasın ...

    YanıtlaSil
  2. Gürkanimuuu <3

    Dikmenden Kızılay'a gitsen okurum ben seni ki :)

    O olay çok şahane olacak bak her dakika nerde bizim oğlan diye bakarız artık. Yazdığın iyi oldu özledik be ya.

    Öberim hasretle mu:*

    YanıtlaSil
  3. Bende nerde bu adam uzun zamandır yazmıyor diyordum, oh be sonunda senden haberler alabildik :D adanada oturuyorum, mersine trenle geleceğim seni dinlemek için, tren mi? bidakka ya bisikletle gelsem nasıl olur bak bunu şuanda yazarken düşündüm gerçekten bisikletle gelicem mersine seni dinlemeye :D benimde ilerisi için bazı planlarım var buda başlangıç olsun bakalım :D

    YanıtlaSil
  4. Gürkan bey , ben bitmesin diye yavaş yavaş okuyanlardandım (yazmadığınız kısımları okumak için kitabı bekliyorum) ama sonra dayanamayıp bir sayfa daha bir sayfa daha diye birkaç gün içnde bitrdim. Yeni geziniz-maceranız umarım çok daha keyifli ve iz bırakıcı olur.

    Bu arada size daha önce bir mail attım ama cevaplamadınız! buradan bir daha yazayım. Thailand-Malezya yolu ile Endonezyada bisikletle tura devam eden bir ağabey-kızkardeş vardı. Çok uzun zamandır bloglarında bir not vs yok. Sizin bir haberiniz varmı,durumları iyimi?

    YanıtlaSil
  5. Hakan Selam.

    Yoldaki heyecanı birlikte yaşamak çok güzeldi. Yeni turda da aynı heyecanı yaşayacağımıza inanıyorum

    Mesajların hepsine cevap veren biriyim ama bu mesajı inan hatırlamadım. Hani geldiyse bile görmemiş olabilirim. Kusura bakma. Evrim-Elif yiğit kardeşler. Bende yazılarını takip edip yorumlar yazıyordum. Evet çok uzun zamandır yazmıyorlar. Antalya da babaları Mustafa Yiğit ile görüşmüştüm. Gayet iyi olduklarını söyledi. Sanırım orada çalışmaya başladılar. Mart veya Nisan ayı içinde Türkiye ye geri dönecekler. Yol anılarını ve fotoğrafları paylaşmayı neden bıraktılar hiç bir fikrim yok.

    YanıtlaSil
  6. Ömer Aydoğan

    Umarım oraya bir daha geldiğimde birlikte pedallarız hatta uzun bir yolculukta birlikte yaparız. Teşekkürler

    Bossa Nova her dakika bile olmasa sık sık bakacagına ınanıyorum sevıyorum seni : )

    Bünyamin o sunum hayallerine yeni hayaller katacaktır buna inanıyorum

    YanıtlaSil
  7. Çok teşekkür ederim yanıt için,belki ben kullanmadığınız bir mail adresine attım. Hiç tanımasamda gerçekten telaşlandım bloğa bir şey yazmadıkları için. Hani akrabalarının aklına benden çok daha önce gelmiştir ama bir ara Endonezya konsolosluğuna yazıp "bir bakın şunlara ne haldeler?" diyecektim ama ailelerini durduk yere haberleri olduğu halde başka birşey varmış gibi telaşlandırmak istemedim. Şimdi rahatladım.

    Tekrar teşekkürler.

    YanıtlaSil
  8. Kocaeli ile ilgili yine birşey göremedim ama Kocaeli Üniversitesindeki bi kaç arkadaştan ricada bulunacağım sunumun için ve üniversite olmazsa farklı bir boyut var onu kullanacağım :)Kitabıda 4 gözle beklemiştik aslında fakat beklemeye devam niteliğinde şu sıralar vakit demekki! Sağlık olsun,keyfin daim olsun...Takipteyiz.

    YanıtlaSil
  9. Gürkan slm Japonya maceranı severek takip ettim. Dünya seyahati güzergahını izledim Somali gibi tehlikeli ülkeler var emniyet tedbirini falan nasıl alıcaksın abi.

    YanıtlaSil
  10. Yol Gezen Selam

    Öncelikle Takip ettiğin için teşekkürler. Yakın gelecekte kaldığım yerden devam edeceğim. Bir önceki turda da Sıkıntılı bölgeler vardı. Tacikistan da Somali gibi BM listesinde aynı konumda yer alıyor. Yoldayken Kırgız-Özbek savası cıkmıstı. Güney kore sınırında pedallarken Kuzey Kore Güney Koreye saldırıya geçmişti. Emniyet tedbiri diye bir şey yok. Zaten yanında en fazla bıçak taşıya bilirsin o da ülkenin kanunlarına göre olmaya bilir. Allah'a emanetsin.

    YanıtlaSil
  11. O zaman Allah'a emanet ol diyorum. Tedbiri bırakma :)

    YanıtlaSil
  12. Gürkan Bey merhabalar, devlet okulunda çalışan bir öğretmenim.Sizin sayfanızı bir öğretmen arkadaşımın sayesinde öğrendim. Ve benim öğrencilerime hayallere ulaşma konusunda yardımcı olabileceğinize inandım.Okulumuzda öğrencilerimize hedeflerine ulaşma konusunda rehberlik etmek aamacıyla bir proje gerçekleştiriyoruz. Sizin yol hikayeleriniz sınırlı dünyalarını zenginleştireceğine inandığım için sizden projemize destek bekliyoruz. Bize da zaman ayırabilirseniz öğrencilerim adına çok mutlu olacağım. Teşekkür ediyorum...

    YanıtlaSil
  13. Fatma öğretmenim merhabalar

    Ankara dışındaki okullara artık gidecek zamanım kalmadı dünya turu hazırlıklarım başladı. Okulunuz Ankara da bulunuyorsa gurkangenc@gmail.com adresinden bana ulaşabilirsiniz.

    YanıtlaSil
  14. şekerlik misin sen :))) dikkat et kendine

    YanıtlaSil
  15. Şeker çocuk dediklerini çok duymuştum : )
    Dikkat ederim Elmyraucuc

    YanıtlaSil