26 Şubat 2011 Cumartesi

Japonya - Kuzey Asya bisiklet turu bitmiştir


Tokyo'ya geldim demiştim. Tokyo'ya gelmeden bir de Hakone dağına tırmandım. Hatta araçla çıkılabilecek en tepe noktadan sonra da gene o bölgede bulunan gölün yakınlarında kamp attım.. Aslına bakarsanız kasabanın kıyısında bulunan parkın ortasına kamp kurdum.

Çadırımı kurarken kasaba ışıklarının yansıdığı gölün kenarındaki bankları fark ettim. Çadırı kurdum, bagajları toparladım, üstümü başımı değiştirdim sonra da çantaların birinde uzun süredir taşıdığım şarabı aldım. Şarap öyle ad yapmış yıllanmış bir beyaz şarap değildi.. Etiketinin üstünde bisiklet resmi olduğundan almıştım. Çantamdan o şarabı alıp kıyıya gittim.. Karla kaplanmış banklardan bir tanesini temizledim. Sonra da da oturup şarabımı açtım. Göle doğru şişeyi kaldırıp….. Öylece kaldım... ……… Aşık olduğunuzda hani kelimeler ağzınızdan çıkmaz, hani bir konuşma yapacaksınızdır ama doğru kelimeleri seçmeniz gerektiğini düşünürsünüz. Halbuki o anda ne düşünüyorsanız söylemelisiniz. Heyecanlanırsınız, kalbiniz hızlı hızlı atar. Vaaaoovv.. Hayatım boyunca hiç becerememişimdir o konuşmaları. Aynı durumdaydım. Bir şeyler demek için kaldırdığım şişeyi karlı bankın üstüne geri indirdim. Arkama yaslandım…… Gözlerimi kapadım……. İçime çektiğim nefesin aldığı yolculuğu hayal ettim. Suratımdaki gülümsemeyi fark edince hiç konuşmadan gölün o güzel manzarasına karşı şişe bitinceye kadar oturdum. Sonra da çadırıma dönüp uyudum.

Sabah uyanıp çadırdan çıktığımda yandaki dükkanın sahibi elinde bir bardak kahve ile geldi. "Dün gece çok soğuktu üşümüşündür! Toplandıktan sonra içeri gel de ısın biraz." : ) Arigato.

Dağa adını veren bu kasabada biraz turluyorum.. Manzara ve benzediği yer tam tamına bizim Abant gölü.. Fakat bu gölde çok güzel yolcu gemileri var.. Bölgeye gelen yerli turistlere hem gölde güzel bir gezinti yaptırıyorlar hem de gölün karşı tarafında bulunan çok güzel birkaç otele ulaşımı sağlıyorlar..

Bu kasabadan çıkıp direkt Tokyo'ya doğruda gidebilirsiniz.. Fakat ben öyle yapmıyorum, hatrı sayılır derecede eğimlerde karlı alanlanlarda, bu bölgede ne kadar Onsen varsa ne kadar dinlenme tesisi, müstakil villa, ara yol, patika varsa gezmeye çalıştım. Tokyo'ya gelmeden bu bölgeyi keşfettiğim iyi oldu. Tokyo'ya vardığımda öğreniyorum ; Tokyo'dan trenle bu kasabanın yakınlarındaki Obiwara'ya ulaşım var. Sonrasında otobüslerle zirvelere çıkıyorsunuz.. Kasabaları ile, doğası ile, panoramik görüntüyü bozmayan otelleri ile Japonya'da gidip görülecek bir yer.

Vay saat olmuş öğlen iki Tokyo'ya 70 km yazıyor.. Turumun bu son 70 kilometresinde en uzun gece sürüşümü de gerçekleştiriyorum.. Takıyorum arka ve ön farlarımı yola devam.

Çağlarımın kuzeni Elif'e haber vermeliydim. Fakat Şehrin bir içine gireyim ondan sonra haber veririm dedim. Elif bana evlerinin adresini vermişti. Ben de o adresi google earth'ten aratıp çıkan noktanın koordinatlarını aldım. Gpsimde Japonya'nın haritası olmadığından Japon adası üzerinde çıkan koordinati işaretledim ve bisikletimi oraya doğru sürdüm. Ara sokaklar ana caddeler, yüksek binalar, parklar, ışıl ışıl alışveriş merkezleri derken tamamdır dedim Elif'i aramanın vakti geldi. Bir telefon kulübesinden Elif ve kocası Tepei'nin evlerini arıyorum.

- Elif selam ben Gürkan. Tokyo'dayım.

- Neeeeeeeee? Nerdesin.. Dur sen Otsuka tren istasyonuna gel. Gelince de haber ver.. Ben gelip seni oradan alayım.. Deli adam daha önceden haber versene!

Tamamdır diyorum.

10 dk sonra da Otsuka tren istasyonun orada oluyorum.. : )

Elif gelip beni oradan alıncaya kadar köşe başındaki polisle de kanka olmuştuk. : ) Elif beni oradan almaya bisikletiyle geldi. İlk defa kendisi ile tanışıyorum.. Aylardır yolda olmanın verdiği yorgunluk, hedefe ulaşmanın verdiği mutluluk sadece bende yoktu.. Elif de mutluydu. Başardın Gürkan diyordu. Birbirini hiç tanımayan iki insan canı gönülden birbirine sarılır mı.. İşte bu yolda olmak böyle bir şey..

Birlikte evin yolunu tuttuk. Eve vardığımızda kocası Tepei bizi bekliyordu. Görünüşte Japon. Fakat düşünce tarzı, hareketler çok farklı.. Bu akıllı da Hong Kong'dan çıkmış yola 3 yılda yürüyerek ingiltereye gidicem demiş. Bizim Elif'le de İstanbul'dan geçerken tanışmış ve aşık olmuş. Tur da orada bitmiş. İngiltere , istanbul arasını 3 ayda alıp Elif'nin yanına geri dönmüş

Tepei Türkçeyi çok güzel öğrenmiş.. Japonya'da bu dile gizli diyor. Sokakta, trende, kalabalık her ortamda biri hakkında fikrimizi söylerken veya özel konuşacaksak Türkçe konuşmaya başlıyoruz. Çevremizdeki Japonlar da şaşırıyorlar. Bu Japon herif hangi dili konuşuyor ??

Elif ve Tepei beni günlerdir evlerinde misafir ediyorlar. Ne kadar rahatsızlık verdim kendilerine bilmiyorum. Tepei "İyi ki geldin, evde Türkçe konuşmuyorduk. Bana bir çok şey öğrettin." dese de ikisine ne kadar teşekkür etsem sanırım az olur.

Haftalardır Tokyo'dayım her gün birileri ile tanışıyorum, her gün farklı yerleri görüyorum farklı hayatların içine giriyorum. Tunç, Boğaç, Elif, Tepei, Mehmet, Osman Abi daha sayamadığım bir çok kişinin gözünden Japonya'yı görüyorum. Kendi deneyimlerini benle paylaşıyorlar. Mehmet’in dediği gibi; Bu ülke adamı her gün şaşırtır, her gün dumur eder. Her gün bir şeyler öğrenirsin.

Bir şehir düşünün; 600 adet tren ve metro istasyonu var. Bir şehir düşünün; 24 saat yaşayan. Bir şehir düşünün; insanları birbirine dokunmaktan korkan.. Tokyo kendisini gören, burada yaşayan herkesi büyüleyen bir şehir. Benim bisikletimle dolandığım yerler hani o her zaman bilinen yerler değil, kaleler turistlik tapınaklar, güzel parklar. Bu gelişimde arka sokakları bisikletimle gezmeye çalışıyorum. Farklı bir Tokyo'yu göreyim ben diyorum. Son durak Tokyo ile ilgili düşüncelerimi önümüzdeki aylarda web sayfamda yayınlayacağım.

Önümüzdeki günlerde Türkiye'ye dönmüş olurum. İstanbul'da Öznur öğretmenime söz verdim sınıfındaki çocuklarla buluşacağım (Hani sınıftakiler gelmez etmez öğretmenim demişler ya Öznur, yazıyı gösterirsin unutmadım : )) Okul ziyaretleri Ankara ve İzmir'de de olacak. Davet edip öğrencilerle buluşturmak isteyen öğretmenlerimiz olursa bana mesaj atmaları yeterli olacaktır.

Turumun farklı bir anlatmı, blogda yazmayanlar, görmediğiniz fotolar ve videolar ise sadece Atılım Üniversitesi'nde döndükten bir süre sonra gerçekleştireceğim seminerde olacak.

Öncelikle aileme sonrasında eski dostlarım Recep Girişmen, Zeynep Köksal, Kerem Garipoğlu ve Fatih Yüksel'e, bana inanıp Türkiye çıkışına kadar eşlik eden Ayşe Yıldız, Funda Ulutürk, Enes Şensoy, Karadeniz Teknik Üniversitesi öğrencilerine : ) değerli bisikletli büyüklerime, bisikletliler derneğine, Güngörler bisiklete, Yaman Zaim ve Atılım Üniversitesine teşekkürler..

Kerim Azer sana attığım mesajda süre vermiştim. : ) Üzerine bir iki ay daha koydum tekrar pedallayacağız. Efe Can İçöz aylar önce verdiğim sözü unutmadım! Ve en başından beri beni takip eden destekleyen yolu benle birlikte kilometre kilometre alan değerli dostlar. Kendinizi biliyorsunuz.. Teşekkürler.

Atılım Üniversitesi'nde yapacağım seminerde onu da sizlerle paylaşacağım; belli bir bölümünü. : )

Bloga yeni üye olan veya olacak olan okuyucular, sizlere de keyifli okumalar iyi seyirler dilerim :) Bir sonraki dünya turumu umarım birlikte yaparız

Herkese teşekkürler

22 yorum:

  1. Kardesim seninle gurur duyuyoruz. Bir tarafdan da üzülüyoruz. Artık senin o güzel anlatımlarını, o güzel yol hikayelerini görmeyeceğiz diye. Türkiyede olsam hiç tereddüt etmeden, basar gelirdim Atılım Üniversitesine. Helal olsun sana. Her Türk gencinin sana bakıp birazda olsun ilham alması lazım. Sendeki sabır, azim, istek, tutku en önemlisi ise hayellerinin olması her erkeğinin yemeyecegi bir cinsden bir şey.

    YanıtlaSil
  2. Gürkannnn,
    nasıl mutlu oldum anlatamam sana. harika kişiliğini, bu muhteşem yolculuğunu, her defasında nefesim kesilerek okuduğum yazılarını hangi dille anlatacağımı bilmiyorum. son zamanlarda içime karabasan gibi oturan sıkıntılarımı bir paragrafla sildin attın. şimdi bir defa daha anladım bu hayatın insana vereceği çok güzel şeyler var ve seni tanımak ve misafir edeceğimi düşünmek inan o güzel şeyler içinde belki de en güzellerinden biri olacak.
    seni sabırsızlıkla bekliyoruz. hatta amatörce grafik-tasarım yapan bir öğretmen arkadaşım senin gelişini duyurmak için çok güzel bir afiş çalışması yaptığını söyledi bir kaç gün önce.
    gözümüz yolda anlayacağın:))
    sağ salim hedefine ulaşmış olmandan duyduğum mutluluğu anlatmama gerek yok sanırım. kelimeler ve heyecanım düğümlendi boğazıma.
    her daim istediğin, dilediğin güzel şeylerin önünde ne engel varsa Allah kolaylıkla aşmak nasip etsin...
    kendim ve bir çok kişi adına, seni seviyoruz diyorum...

    YanıtlaSil
  3. ''Bir birini hiç tanımayan iki insan canı gönülden birbirine sarılırmı.. İşte bu yolda olmak böyle bir şey''

    Gürkan teşekkür ederiz ,baştaki cümlenle
    herşeyi özetlemişsin..
    Kucaklıyorum seni canı gönülden..
    Sevgi ve saygılarımla
    Hakan Kayışlıgil

    YanıtlaSil
  4. Harikasın Gürkan,

    En başından beri ne zaman bitecek, bi aksilik çıkmasa bari diyerek takip ettim. Arasıra unuttuğum bile oldu takip etmeyi. Ama her baktığımda koca koca mesafeleri aşmıştın. Şu anda aştığın mesafeler değil, düşüncelerdir, hayata bakışındır.
    iyi ki varsın, yaşama sevinci veriyosun.

    YanıtlaSil
  5. ve tabiki volkan soysal'a tesekkurler:):):)
    şaka 1 yana ayagına saglık kardeşimmm!........

    YanıtlaSil
  6. başardın gürkan!
    lütfen ankarada seminerin için buradan ve facebook dan haber ver, gelmek istiyoruz. ankarada görüşürüz.

    YanıtlaSil
  7. Herşey için teşekkürler Gürkan.Sayende farklı bakıyoruz artık herşeye. Yollar kısaldı bisiklet ve tur planlarımız bambaşka oldu. İyiki varsın.Sevgilerimle.

    YanıtlaSil
  8. You did it !!!! BOCUGUM :))))))))

    YanıtlaSil
  9. Tebrik ederiim :)

    Sessiz sakin ama her yazınızı merakla bekleyerek takip ediyordum. Turun bittiğine adınıza sevindim, ama yeni maceraların gelmeyecek olması da hüzünlendirdi. Daha nice turlara diyelim :) Yeni rotayı ve maceraları sabırsızlıkla bekleyeceğim :)

    YanıtlaSil
  10. Ya ya ya şa şa şa Gürkan Gürkan çok yaşa:)

    Oley yeni rota geliyooo! Heyecanla yeni rotayı beklemekteyim.
    Beyle nası desem hislerimi nasıl tarif etsem sanki ben tamamladım da ben de içtim o şaraptan. Öyle haz aldım senin başarından.

    Atılım' ın tarihini de mutlak belirtiniz efendim.

    Öperin alnından bravo!

    YanıtlaSil
  11. Gürkancım başarını taktir edecek, örnek alacak, mesajını özümseyecek yeni kitlelere ulaşmak için umarım yardımcı arkadaşların vardır. Yoksa dahi bir çok gönüllü bulacağına eminim. Pedalının şahit olduğu her şeyi özellikler gençlerin görmesinde fayda var. Seni tekrar ve tekrar tebrik ediyorum. Merakla yolunu gözlemekteyiz, çabuk dön :)

    YanıtlaSil
  12. Hani asik olursunda konusamazsin:))
    Buyuksun kardesim

    YanıtlaSil
  13. Tur bitti ancak biliyoruz ki yeni rota(lar)seni bekliyor. Biz de senin ile birlikte yola koyulacağız. Yüreğine sağlık:))

    Kitabınızı merakla bekliyorum.

    YanıtlaSil
  14. evet işte bitti ama daha yeni başlıyor...

    YanıtlaSil
  15. Müthiş son. Bütün kalbimle tebrik ediyorum seni Gürkan. Umarım bu gezini zaman ayırıp kaleme alabileceğin bir aralık yaratırsın kendine ve biz de takip edenler olarak alabileceğimiz maksimum keyfi alırız, ki hiç sanmıyorum :D Lütfen o göle söyleyemediklerini birilerine söyle. Kalmasın içerde. Bir de şimdiden bir rica; Atılım Üniversitesi'nde yapacağın konuşma kayıt altına alınabilir mi? :) Şimdiden, hoşgeldin...

    YanıtlaSil
  16. SENİ YAKINDAN TANIMAK İÇİN ATILIM ÜNİVERSİTESİ NE BENDE GELMEK İSTERİM.ALLAHA EMANET OL.SELAM VE SEVGİLERİMLE

    YanıtlaSil
  17. Ayağına yüreğine sağlık.Yazılarını okumak resimlerine bakmak insana heyacan veriyor güç katıyor.

    YanıtlaSil
  18. Başarmanın dayanılmaz hafifliğini gördüm cümle aralarında Gürkan.... tebrikler....

    süper bir his olmalı koyduğun hedefe ulaşmak, hem de yollar arşınlayarak..... tebrikler :)))))

    YanıtlaSil
  19. Harika bir iş başardın çocuk.

    Tebrikler binlerce kez. Bize dünyanın büyük bir kısmını soluklattığın için teşekkürler.

    Umarım ve eminim ki geri kalan yarısını da aynı şekilde soluklatacaksın. Bil ki hazır ve yanındayız...

    Yolun her daim açık olsun...

    YanıtlaSil
  20. Senin yazını bitirmenden yaklaşık 9 ay sonra ve tesadüftür ki yaklaşık saat 01:10 civarında bende keyifle devam ettiğim blog yazını bitiriyorum.Çok şey öğrendim;hepsinden öte senin gibi bir Türk'ün böyle imkansıza yakın bir işi gerçekleştirdiği için müthiş derecede gurur duydum.30 sene sonra kendime ait bir bisikletim oldu ve sayende öğrendiğim CESARETle bulduğum ilk fırsatta Türkiye turunda olacağım ilk etapta.En kısa zamanda Kocaeli'ne gelip okulumda öğrencilerime anılarını paylaşacağın bir sunum yapmanı istemem kadar doğal birşey olamaz değil mi? :)Sponsorluğun tarafımızca karşılanacaktır :) Sağlıkla olup kitabını bir an evvel bitirmeni diliyorum ve geride bıraktığın pek çok ayrıntıyı teker teker öğrenme arzusu herdaim içimde olduğundan sabırsızlanıyorum kitap için.Sağlıklıca güzel insan...

    YanıtlaSil
  21. Sevgili Gürkan. Sen bu yolculuğu bitireli 1 yılı geçti fakat ben blogunu yeni farkettim :( Bununla birlikte son 3 gündür müthiş keyif alarak yazılarını okudum. Şu an gece saat 3 ve blogunun tamamını okuduktan sonra seni tekrardan tebrik ederim. Türk insanının artık turistik amaçlı dünyanın çok farklı yerlerine gittiğini biliyorum ve gittiğim farklı coğrafyalarda da bir çok Türkle karşılaşıyorum. Bununla birlikte kapsamlı ve uzun süreli seyahate çıkan yani tam manasıyla 'gezgin' olan insanlara ülkemiz pek alışık değil. Elin 'batılısının' cirit attığı :) ata topraklarında bizden biri olarak pedallamanı okumak bile o kadar keyifli ki...
    Zorluklar halledildikten sonra hayat boyu keyifli anılara dönüşürler. Ne mutlu sana ki insanların hayatları boyu sahip olamayacağı anılara, hikayelere sahipsin. Sıradaki gezilerini sabırsızlıkla bekliyorum.
    http://sehirgurmesi.blogspot.com/

    YanıtlaSil