19 Nisan 2010 Pazartesi

Pekmezi ye yola devam yoldan çıkma!

Eh Arhavi'de konakladık yedik içtik artık tura başlayalım di mi. Aytekin abi bir gün öncesinden yer ayırtmıştı Hopa - Ardahan minübüsünden. Benim kamyonu sığdırmak biraz zor oldu hatta şoför söyleniyordu, yahu benim bagaja sığmadı bisikletin üzerindeki malzeme adam bisikletinde taşıyor diye. Hopa - Ardahan arası 4 saat. Buraya kadar her şey normal. Yola çıktık..

Turun başlangıç dönemine geri dönelim: 3 Nisan ve bu Hopa minübüsüne bindiğim tarih 15 nisan. 12 gündür deniz seviyesinde pedallıyorum veya nefes alıp veriyorum. Ankara'da senelerdir Yıldız'da oturuyorum, yaklaşık olarak 800 metrelik bir irtifada. Arada bir Kartalkaya'ya gitsem de aradaki irtifa farkı en fazla 1600 metre oluyor, yani vücut zaten belli bir oksijen tüketimine alışmış durumda..

Hopa'dan kalkan araç birkaç kilometre sonra deniz seviyesinden tırmanışa geçmeye başlıyor. Bu tırmanış görsel olarak muhteşem. Etrafı seyrede seyrede gidiyorum. Önce Artvin'e ulaşıyoruz, ufak bir aradan sonra yola devam ediliyor. Bu arada tırmanışa devam, benim yavaştan uykum geliyor dalıp gidiyorum. Minübüs bir tümseğe girdiğinde uyanıyorum, hala tırmanıştayız. Merak ediyorum gpsi çıkartıp kaç metrede olduğumuza bakıyorum. 1640 gösteriyor. Hasiktir oluyorum len ne kadar hızlı yükseliyoruz. Bu sırada Şavşat'a varıyoruz. Benim gps 1800 lere dayandı. Bir iki saat içinde deniz seviyesinden bu yüksekliğe gelmek benim açımdan pek iyi değil. Daha önce de dediğim gibi, Ankara'daki koşullarla buradaki koşullar biraz farklı olduğundan tedirgin oluyorum. Şavşat'da minübüs değişiyor. Hopa otobüsünden bir tek ben biniyorum bu araca. Araç yola çıkıyor ve tırmanışa devam ediyoruz. Gpsde elimde açık, yüksekliği kontrol ediyorum. Tepelerde artık kar gözüküyor, hava güneşli ve sıcak yan tarafdaki manzara ise süper! Yeşil çimlik bir alan delice akan bir nehir ve çam ormanı. Yukarılara baktıkça orman beyaza bürünüyor. Oha yol taa tepede! İrtifa 2100 metreye çıkmış. Len şöföre de diyemiyorum ki kardeş 2100 metreye çıktık benim için bu çok fazla yanda bir kamp atalım da vücut buradaki oksijen seviyesine bir alışsın. Bu herifler alışmış tabi buradaki irtifaya. Şöförün neden değiştiği de anlaşıldı. Her gün sıfırdan bu irtifalara gelen adam mala bağlar. Zirveye vardığımızda artık ormanlık alan falan kalmıyor geniş bir alanda yol alıyoruz ve irtifamız 2740. Arkadaşlar abartı falan yok Hopa - Ardahan arasında 2740 metrelik bir irtifaya ulaşılıyor 4 saat içinde ve bu irtifaya ulaşmam hiç ama hiç iyi olmadı.

İlk önce kafada bir şimşek çaktı. Aha işte başlıyoruz dedim. Ardahan'a vardık varmasına da öyle bir baş ağrısı var ki bende anlatamam. Musa abi sağ olsun Ardahan'da konaklamam için bir yer ayarladı. Kendisi kuzenim olur. Fakat burada bir gecelik konaklamam benim tur programımı geçiktireceğinden kendisinden rica ettim, beni sınıra en yakın yer olan Emirbey'deki bir pansiyona bıraktı. Bu arada oraya giderken irtifa yavaş yavaş düşmeye başladı fakat bu irtifa bile benim için çok yüksekti. Buradaki otel sınıra en yakın oteldi, geceliği 20 tl'ye anlaştık.

Sahibi Tufan genç bir çocuk. Kafayı Gürcü kadınlarla bozmuş. Zaten bu otelin de ne amaçla kullanıldığı belli. Benim de yığılıp kalmama ramak kaldı. Hemen odaya çıktım yatağa attım kendimi. Ulan alkol içsem dünya bu kadar dönmez! Nefes almakta zorlanıyorum, onu geç arada bir nefes almam kesilmeye başladı, bunu fark eder etmez derin derin nefes alıp vermeye başladım. Aha dedim akut hastalığına yakalandık. Dağcı arkadaşlar bilir. Bilmeyenler google'ı kullansın. Gece boyunca uyuyamadım, hayatımda bu kadar çok tuvalete işemeye gittiğimi de hatırlamıyorum. 2 şişe viski devirsem bu kadar serseme dönemezdim. İşin boktan yanı ayık olmam, kafam iyi olsa sızıp kalacağım. Sabaha kadar uyuyamadım gerçi sabah da uyuyamadım. Güneşli havada çıktım dışarıdaki sandalyelerden birine oturdum. Tufan geldi yanıma, odaların sahipleri birazdan gelecek abi eşyalarını toplaman lazım dedi. Hareket edecek halim yok. Zar zor çıktım eşyaları toparladım. Bu arada Murat Abi ile telefonda konuşuyoruz ben bitik vaziyetteyim ama iyiyim diyorum. Tam bu sırada odaların sahipleri geliyor minübüs karşımda duruyor. Kapı açılıyor sarışın kızıl esmer Gürcü hayat kadınları araçtan iniyorlar, karşılıklı bakışıyoruz. Fotoğraf makinası nerde hani çekmem lazım güzel hikaye ama makinayı nereye koydum hatırlamıyorum. Tufanda sesleniyor kahvaltı hazır diye. Telefonu kapatıp bende içeri gidiyorum. Kahvaltı masasına oturuyorum. Koca bir bardak çay, bir sepet ekmek ve bir kase pekmez var önümde. Karşı masada kafile oturuyor. Tufan bu ne diyorum abi hani bisiklete binecen ya o yüzden iyi gelir diye pekmez koydum diyor. Hahahha yahu hiç güleceğim yoktu ama kendi de gülüyor.

Tufan ile aslında uzun bir sohbetimiz oldu. Posof ilçesi hakkında ilginç şeyler anlattı. Neyse o bir kase pekmez akut makut bırakmadı. Baktım ki kendime geldim hemen bisiklete koşturdum. Tufan'la vedalaştık ama arkadan bağırıyor abi kalsaydın biraz daha.. Len sapık bir kase pekmez yedirdin yola vurmak lazım kendimizi yoksa fena olacak haha. :)

Otel öyle bir yerde ki bir iki pedal çevirdikten sonra sınıra kadar yokuş aşağıya 4 km iniş yapıyorsun. Sınırdaki görevlilerin yanına gidip selam verdiğimde hepsi şaşırıyorlar. İlk defa bisikleti ile bu kapıdan geçen bir Türk bisikletçi gördüklerini söylüyorlar. Yakın bir tarihte yabancıların geçeceğini söylüyorlar ama açılışı benim yapmam hoşlarına gidiyor. Son haberlerden sonra basın kuruluşlarına haber vermedim fakat tesadüf eseri orada bulunan TRT beni görünce çok şaşırıyor. Ufak tefek detaylar vererek işlemlerimi yaptırıp sınır kapısından geçiyorum Ve macera başlıyor

7 yorum:

  1. Angarya teferruatı artıracak olsa da fotoğrafların çekildiği koordinatları yaklaşık olarak versen ya da en azından yazıların sonuna postalandıkları ya da yazıldıkları koordinatları versen farklı bir sunuş olabilir gibi geldi.
    Uzaktan takipteyiz "önemli biri" , yol arkadaşının iyisi kötüsü olmaz, keşke her ülke eskort sağlasa ;)

    YanıtlaSil
  2. Her bisikletli gezgine polis eskortu veriyorlar mı, bende bi tur atıp geleyim :) google earth'den rotayı takip etmek keyifli oluyor, şunu anladım ki ne kadar anlatsan da bana yetmeyecek verdiğin detaylar, en iyisi bende yola koyulayım...sevgiler iyi yolculuklar....

    YanıtlaSil
  3. Gürkan'cım çok güldüm okurken :))) pedalına kuvvet umarım tiflis de sorun yaşamazsın :)) kendine dikkat et sevgiyle kal...

    YanıtlaSil
  4. Orta ve doğu karadeniz, Gürcistan , Azerbaycan, Türkmenistan, Özbekistan, Tacikistan, Kırgısiztan bisikletle geçilmiştir. Çinde ikinci ayıma girdim pedallamaya devam ediyorum. Sırada Moğolistan, Rusya, Güney Kore, Japonya var. Durmak yok yola devam

    YanıtlaSil
  5. Tura neden evinden başlamadın ki?

    YanıtlaSil
  6. İstersen seninle turlayabilirim.

    YanıtlaSil
  7. Kenan selamlar

    Öncelikle teşekkür ederim. Birlikte seyahat etmek isteyen sayısı çok fazla olduğundan yanıma özellikle şu arkadaş veya öbür arkadaş sen gel diyemeyeceğim. Kimi alsak diğer arkadaşlara ayıp etmiş olurum. Bu yüzden turu bir öncekinde olduğu gibi tek başıma yapma kararı aldım.

    YanıtlaSil